Masumiyet Müzesi…

Masumiyet Müzesi…

Çıktığından beri ilginç adıyla ve sonrasında Cihangir’e açılan müzesiyle hep dikkatimi çıkmıştı “Masumiyet Müzesi”. Bir koleksiyoncunun bir kadının eÅŸyalarını biriktirdiÄŸini vs. biliyordum sadece. Kitabın içine dalınca çok net bir takıntı dünyasına giriyorsunuz. Bir ÅŸeyler biriktirmek? Dönüp kendime bakıyorum. Yıllarca her ÅŸeyin koleksiyonunu yaptım neredeyse… Yeri geldi maÄŸazaların renkli karton torbalarına kadar. Hatıralarıma da çok düşkün oldum. Bir sürü hatıra kutum var, hala da güncelliyorum onları.

Bir şeyi atmaya kıyamamak, biriktirmek belki de insanın bu evrende var oluşuna dair bir kanıt bırakma çabası. 

Onu tanımlayan ögeler, onun dünyasına dair izler. Birine takıntılı olup onun dokunduğu her şeyden haz almak nasıl peki? Kitapta, takıntılı olunan kadının dokunduğu nesneleri ağzına alarak tatmin olabilen en azından sakinleşebilen bir vaka söz konusu mesela.

Beni asıl düşündüren ise, çok tutkulu bir aÅŸkı anlatıyor yazar ama kız tarafının düşündüklerini tam anlamıyla göremediÄŸimizden olsa gerek, kızın duyguları daha sönük geliyor hele ki aradan uzun süre geçip tekrar görüşmeye baÅŸladıklarında. Kızın aslında çok da umru deÄŸil, asıl derdi “şöhret” olmak, ama gelen ilgiyi de reddetmiyor. Ne yaptığı pek belli de deÄŸil ve sonunda resmen intihara gidiyor bile bile hatta diÄŸerini de götürmek isteyerek belki de…

Etkilendiklerim

…birbirlerine söyledikleri edepsiz ÅŸeyleri, bizim kelimesi kelimesine yapmakta olduÄŸumuzu fark edip seviÅŸmemizin ortasında bir anda durarak, birbirimizin gözlerinin içine bakıp gülümsedik: s:12

Yani bir erkekle bir kız, kapalı bir odada Avrupalılar gibi uzun bir süre sevişmeden duramazlar mı? s:94

Kız namusu kirlenmesin diye “Kapıyı açık bırakalım” filan demeye baÅŸlar. Erkek kendisiyle uzun süre aynı odada kalmaya razı olan kızın pas verdiÄŸini düşünür… s:94

Evlenmeden önce fazla yakınlaştılar diye, yıllar sonra karılarını aşağılayan ne erkekler var bu ülkede. s:120

Yoksul bir ülkede zengin bir aileye doÄŸmak gibi bir talihi, Allah’ın dünyanın bu köşesinde yaÅŸayan çok seyrek bağışladığı, doÄŸru dürüst efendice ve mutlu bir hayat yaÅŸama fırsatını kafasızlığım yüzünden kaçırmıştım! s:382

Written by EGe

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *