Sekiz yıl sonra Berlin

Sekiz yıl sonra Berlin

Sekiz sene evvel Erasmus öğrenci değişimimi Berlin'de yapmıştım 2010'da. Bu sene tekrar gitmek kısmet oldu. Uzun süre görmediğim başkente çok daha farklı gözlerle baktım elbette. Son iki senemi sürekli olarak Stuttgart'a gidip gelerek geçirdiğimi düşünürsek Güney Almanya'yı biraz içselleştirdim. Bunun üzerine tekrar daha kuzeye çıkmak farklı geldi. Berlin benim yaşadığım zamana oranla çok daha globalleşmiş geldi. Daha doğrusu ben biraz…
Altın Köşk Tapınağı (Kinkakuji)

Altın Köşk Tapınağı (Kinkakuji)

Japon Edebiyatı'ndan yeni bir isim okumak farz olmuştu. Nereden araştırarak buldum hatırlamıyorum ama listeme bu kitabı dahil etmişim. Kitaplarında Yukio Mişima 三島 由紀夫 ismini kullanan yazarın asıl adı Kimitae Hiraoka 平岡 公威 olarak geçiyor. İlginç bir öyküsü var bu yazarın. İntihar eden yazarlar kuşağı temsilcilerinden (bkz: Sylvia Plath, Cesare Pavese, Sadık Hidayet, Paul Celan, Alfonsina Storni)  İntiharını ise Seppuku (nam-ı diğer Harakiri)…
Yesil Burun Adaları Rüzgarı

Yesil Burun Adaları Rüzgarı

2011 sonu hayatını yitiren çıplak ayaklı diva "Cesária Évora" yı anma konserine Zorlu PSM'nin davetlisi olarak katılma şansım oldu. Divayı hiç canlı izleyemedim hala içimde sızıdır. Sonrasında da hayatını kaybettiği haberini almıştım. Çok üzülmüştüm. Anma konserinde yine kendi memleketlilerinden oluşan şarkıcılar yer aldı. 2007 Ocak ayında Lura'yı İş Sanat'da ilzeme fırsatım olmuştu 11 yıl aradan sonra tekrar bu konserde görmek…
Boydan boya Amalfi Kıyıları

Boydan boya Amalfi Kıyıları

İtiraf ediyorum en ucuna gitmedim! Ama Positano'dan başlayarak Salerno'ya kadar ziyaret etme şansım oldu. Zaten Amalfi Positano'dan başlıyor gibi bir şey. Buraya Sorrento'dan arabayla geçtik. Sezon daha yeni yeni açılmasına karşın Paskalya dolayısıyla epey kalabalıktı Amalfi, hem de denize girilmemesine rağmen! Deniz kasabalarının detayına girmeden diyebilirim ki en çok Ravello'yu beğendik. Kiralık arabayla düşük sezonda bile gezmesi zor (park yerinden…
Napoli-Pompeii-Sorrento-Capri

Napoli-Pompeii-Sorrento-Capri

Pink Martini'nin de seslendirdiği gibi "una notte a Napoli", Napoli'de sadece bir gün kalma fırsatım oldu. Yine de bu kısa vakitte elimden geldiğince dolandım sokaklarında Napoli'nin. İlk olarak o ünlü pizzasıyla başlayacağım malum boğazıma biraz düşkün biriyim. Biraz araştırınca ilk pizzacı olan Da Michele'i buluyorum ve hemen oraya yollanıyoruz. Mart sonu gitmemize karşın yine de kuyruk var, içeriden numara aldıktan…
Zihin Kuşları

Zihin Kuşları

Daha önce okumuş olduğum bir yazar değildi Leyla Erbil. Zihin Kuşları ise bir deneme kitabı olduğundan bana sadece yazarın duruşu, ideolojisi ile ilgili fikir verdi daha çok. Daha iyi anlamak için bir romanını okumalıyım. Zihin Kuşları derleme denemelerden oluşuyor fakat bunlar birbirlerinden oldukça bağımsız. İlk denemede okuduğu bir kitaptan etkilenen yazar, kitapta adı geçen besteciyi gerçek dünyada aramaya başlıyor. Bu bir…
 Sílvia Pérez Cruz

 Sílvia Pérez Cruz

After such a long time I was pleased to see Sílvia Pérez Cruz this time in  İş Sanat/Istanbul. The last time was in Parc Ciutadella/Barcelona with a "Fado en Catalan" concept back in 2011 autumn. Silvia had a pinkish dress and was on stage barefoot.  Her orchestra was in a crescent shape encircling her: On violin Marta Cardona and Carlos Montforti ,on viola Anna…
Animal Triste

Animal Triste

2017 sonunda başlayıp 2018 başı bitirdiğim bu kitap "en sevdiklerim" arasına girdi bile... Animal triste, üzgün hayvan mı demekti acaba diye düşündüm, şair burda neye sesleniyor diye düşündüm ve kitaba başladım. “Triste est omne animal post coitum, præter mulierem gallumque” Böyle yazıyordu arka kapağında da: Her hayvan cinsel birleşme sonrası hüzünlüdür: kadınlar ve horozlar hariç. Burada yazarın batı ve doğu…
Sevgili Arsız Ölüm

Sevgili Arsız Ölüm

Ne yalan söyleyeyim, kitabın adı bana biraz daha felsefik böyle entelektüel bir hikaye okuyacağım izlenimini vermişti. Ölümle konuşan, onu pabucunda sallayan biri mesela, ya da Adalet Ağaoğlu'nun "Ölmeye Yatmak" romanındaki ağır havayı solumamızı sağlayan Aysel gibi. Ne var ki yanılmışım! Kitap Anadolu'nun bir köyünde başlıyor ve köyden kente göç üzerinden kentte sonlanıyor. Köy vs. Kent diye iki bölüme bile ayırabiliriz.…
Oblomov

Oblomov

Yine kültlerden bir kitap! Rus Edebiyatı'nın Oblomov'u. Şahsına münhasır bir kişilik, dönemin taşra geleneğini yansıtan bir ayna? Birçok tanım yapılmış kendisiyle ilgili, bana bizim edebiyatımızdaki "Aylak Adam"ı anımsattı. Baba parası yiyen, gelen kiralardan yaşayan başıboş bir adam? Konsept olarak benziyorlar ama Oblomov daha farklı. Öyle bir bıkmış ki yaşamaktan ve yaşadığı olaylardan, yatağına gömülüp dışarıyla çok da ilişki kurmadan yaşlanıp…