Almanya’da Suda Doğum

Almanya’da Suda Doğum

Geçen hafta Almanya’da ikinci doğumumu gerçekleştirdim. İlki için buraya bakabilirsiniz:

Bu sefer de biraz farklı gelişen bir tecrübe yaşadım, çünkü planımda yokken suda doğurdum! 1 Eylül 2025 olarak hesaplanan doğumumu 29 Ağustos 2025, 14:45’te gerçekleştirdim (39 hafta artı 4 gün). 37 saat süren normal doğum sürecimi biraz detaylandırmak istedim. Özet geçmek gerekirse, suyumun erken gelmesiyle suni sancı yaratılarak tetiklenen ve küvette suda biten bir doğum serüveni oldu…

Daha önce olumlu tecrübe yaşadığım için ve eve de yakın olduğundan tekrar Marienhospital‘e gittim. Bundan bir on gün öncesi de suyum geldi sanarak Klinikum Stuttgart / Olgaklinik’e gitmiştim aciline. Açıkçası Marien bende daha olumlu bir izlenim bıraktı. Tabii şu da bir gerçek Marienhospital’de “bebek acil” bölümü yok, o yüzden riskli bir doğumda, bebeğe anında müdahale edilmesi gerektiğinde Olgaklinik‘e götürülüyor.

28 Ağustos 2025

Tam uyumaya hazırlanıyordum ki, hamilelik sıkıştırması yine dürttü ve 01:00 gibi tuvalete kalktım. İdrar olmadığını fark ettiğim bir akıntı oldu. Gerçekten de pembemsi bir renk karışıktı, iç çamaşırı değiştirdim gözlemlemeye devam ettim ve suyumun geldiğinden emin olunca Marienhospital’i aradık. Henüz sancım gelmediğinden telefonda ön kayıt yaptırdım. Sabah 8:00 – 09:00 gibi gelin dediler. Sabah hala sancım yoktu bu yüzden 18 saatlik bekleme sürecine girdim. Bu süreçte doğal sancım gelmedi, bu sefer homeopatik bir çaba olarak “Ut-Öl”(Uterus-Öl) diye geçen bu aromaterapi yağı verdiler. İçinde kenevir yağı bile var, karnınıza sürüyorsunuz, sancı tetikleyici olabileceği söyleniyormuş. Tabii ki bende tetiklemedi :D
Ardından akşam 19:00’da antibiyotiğimi ve 25 µg lik ilk doz mide hapımı (Misoprostol) aldım. Marienhospital bende suni sancı olarak hep mide hapı kullandı. İlk doz regl ağrısına benzer bir ağrı yapıyor.

Bu arada yeni bir hizmet başlamış. Ful ebelerin ilgilendiği ve minimum düzeyde ağrı kesici kullanılan bir sistem. Birebir sizinle bir ebe ilgileniyor. En doğal yolla çocuk doğurayım isteyenler için güzel olabilir. Bu hizmet için risksiz bir hamilelik geçiriyor olmanız gerekiyor. Ayrıca normalde ön kayıt vs yapılmazken bunda doğum öncesi birkaç kez görüşme şansınız da oluyor.

Bir Alman klasiği “Abendbrot“. Hastanede akşamları gelen yemek 4 tost ekmeği, tereyağ, 3-4 dilim peynir, ufak bir salata ve tatlı. Fakat öğlenleri sıcak yemek geliyor ve epey değişiyor. Öğlen ve akşam yemekleri odaya servis ediliyor. Sabah kahvaltısı için oda yapmışlar. Açık büfe gibi bir sunum var. Yine taze peynir, tereyağ, reçel, bal, nutella, salam, dilim peynir, yoğurt, müsli, puding ve meyveler oluyor.

Bu arada yeni bir şey öğrendik. Eskiden refakatçi kişiye bir gece hastanede konaklama ücretsizdi artık değil. Ama ne kadar sormadık. Tek kişilik oda gecelik €94, aile odası €195 civarıydı sanırım. Fakat benim şansıma ben 2 kişilik odada tek kaldım. Geçen sefer de öyle olmuştu.

29 Ağustos 2025

Sabah 01:00 gibi regl ağrısına benzettiğim sancıların frekansı arttı. Sabah 09:00’a kadar 3 dakikada 1, ya da 5 dakika’da bir 20 sn – 30 sn gelen sancılar yaşadım. Hala katlanılabilir gibiydi ama regl ağrısından da fazlaydı. Açılma 2 cmde kalınca dozu yükseltmeden tekrar bir 25 µg hap verdiler. Ben hemen banyo küvetine girmek istedim ama benimle ilgilenen ebe, küvetin sancıları dindirdiğini o yüzden sancı şiddeti artınca girebileceğimi söyledi.
Tabi yeni hapla birlikte sancıların sarsması daha da arttı. Bu süreçte eşim her sancı geldiğinde sırtıma kısa bir masaj yaptı, bu sancıyı çekilebilir hale getiriyor, bir şekilde dikkatinizi dağıtıyor. Böyle epeyce bir saat geçirdik. Öğleni geçerken CTG (Türkiye’de NST diye geçiyor)’de 7 cm açıklık olduğunu öğrendik. Ben yine de kendime ödül olarak gördüğüm küvete girmek istedim. Normalde 7 cm ile doğum odasına giriyorsunuz.

Küvette gelen sancılarla tek başınıza başa çıkmak zorundasınız. Ben biraz vakit geçirdikten sonra kahkaha gazı rica ettim. Küvetteyken kahkaha gazı, epidural vs kullanılamıyor. Kahkaha gazı geldi ama artık küvetten çıkıp da doğum yatağına gidecek halim yoktu. Ebe isterseniz suda deneyelim dedi.


Suda Doğum

Küvetin içinde iki bacağınızı da ittirebileceğiniz alan yapmışlar, buralardan destek alabiliyorsunuz. Bir diğer destek ise yukarıda asılı olan çekilebilen kumaş. Bu kumaşa asılırken bacaklarınızı da ittirerek doğumunuzu tetikliyorsunuz. İlk doğumumda hem kahkaha gazından destek almıştım hem de eşimden, bu doğumun son kısmında sancılarla tek başıma başa çıkmış oldum. 2-3 saat öncesi verilen parasetemolü saymazsak.
Ebe, 3-4 kere daha ıkınırsanız gelecek bence bebek diyerek yine bir motive etti. Bu arada suda sancılar 4-5 dakikada 1 gelmeye başladı yani süresi uzadı. Bir seferinde kafası çıktı suyun altından görebiliyordum. Daha sonrasında da 2-3 sancıyla gerçekten de bebek doğdu. Göbek bağında artık nabız yoktu ondan hemen kesildi. İlk doğumumda bebeği doğar doğmaz göğsüme koymuşlardı ve emmişti. Bunda öyle olmadı, ebeye neden diye sorduğumda “bebeğin araması gerekiyor ilk önce” yanıtını verdi.
Küvetten çıkıp doğum odasına aldılar, ama bu geçişte zangır zangır titredim ve oluk oluk kan döküldü yere. Hemen beni yorgana sardılar ve üstümü temizlediler. Plasentam ilk doğumda bir saat uğraştırmıştı, bu doğumda 5 sn de çıktı. Daha sonrasında bebeğe U1 yani ilk muayenesini yaptılar ve bir süre sonra odamıza geçtik.

Doğum sonrası

Normalde doğum yaptığınız günü de sayarsanız 4. gün hastaneden çıkabiliyorsunuz yani 3 geceleme oluyor. Sezaryende bu 5. günde oluyormuş. Bu kalış süresinde ebelerden emzirme, bez değiştirme, göbek bağı bakımı gibi konularla ilgili epey taktik öğreniyorsunuz. Üç saatte bir uyandırıp 20 şerden 40 dakika emzirin diyecekler ama bu kişiden kişiye çok değişiyor. Sütünüz fazlaysa bebek zaten toplamda 15 dakikadan fazla durmuyor vs. Bir de ilk 2-3 gün bebeği uyandırmak gerçekten çok zorluyor. Uyandıysa bile emerken dalmaması. Burada eşlere de çok iş düşüyor. Bebeklerin altını açtığınızda, ayaklarını, ellerini ve gıdısını stimüle ettiğinizde uyanıyorlar. Çocuğa duyma testi yapılıyor, benim gibi suyunuz geldi ama sancınız gelmediyse çocuğa ekstradan enfeksiyon değerlerini ölçmek için el damarından kan alımı yapılıyor. Bebekler her gece tartılıyor, sarılıkları ve oksijen seviyeleri ölçülüyor. Duruma göre kan şekerleri de ölçülüyor.

Doğumdan sonraki 5 gün içerisinde hastanede bebeğinizin nüfus kaydını yaptırabiliyorsunuz. Bunun için her iki kişinin de eğer Almanya’da doğmadılarsa uluslararası doğum kaydı (Formül A) ve Almanya’da evlenmedilerse uluslararası evlenme kayıt örneği (Formül B) ve kimlikleri gerekiyor.

İlk doğumumda fizyoterapist gelmişti birebir çalışmıştık bana hareketler göstermişti. Bu sefer rastlamadım. Sanırım tatildeydi :)

Çıkmadan önce jinekolog sizi tekrar kontrol ediyor ve çıkış günü U2 yani bebeğin ikinci muayenesi yapılarak birçok refleks kontrol ediliyor. İsterseniz hastanenin doğum fotoğrafçısı bebeğinizin profesyönel fotoğraflarını çekiyor. Hastane size bir tanesini hediye ediyor. Diğerlerini satın alabiliyorsunuz.

Son olarak da getirdiğiniz “bebek taşıma koltuğu” ile bebeğinizi hastaneden çıkarıyorsunuz.

Written by EGe

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *