Yüzyılın Aşkı?

Yüzyılın Aşkı?

Ne etkilenmiştim ilk okuduğumda iki performans sanatçısının dev aşkını! Bir yanda Marina Abramović  diğer yanda Ulay. 1975 yılında başlayan sonra  1988 yılında Çin Seddi’nde planlı bir şekilde bir performans gösterisiyle biten bir ilişki. Neden mi bitiyor, çünkü Ulay baba olacak ve annesi Marina değil…

İkilinin Çin Seddi’nde 2500 km birbirlerine karşılıklı yürüyerek ilişkilerini sonlandırdıklarını düşündüğünüzde öncesinde beraber gerçekleştirdikleri sıra dışı gösterileri tahmin edebiliyorsunuzdur. Sadece birbirlerinin ciğerlerindeki havayı soluyarak yaptıkları Breathing In / Breathing Out (Death Itself) mesela… Müze girişindeki kapının eşiğinde çırılçıplak durarak geçecek olan kişinin mutlaka yüzünü birine dönük olarak geçmesine izin veren Imponderabilia… Balkan Baroque ve Rhythm-0 ise Marina’nın tek başına performans sergilediği inanılmaz çarpıcı gösteriler…

Imponderabilia

Imponderabilia

Ayrılıklarından yıllar sonra 2010 yılında Marina’nın MoMa’daki gösterisine bir anda Ulay katılıyor. Gösteri masada Marina ve karşısına oturanın bir dakika boyunca konuşmadan birbirlerinin zihinlerini okumaya çalışması. 22 yıl sonra bir anda Ulay karşısına oturunca “Sen sus da gözlerin konuşsun” anı yaşanıyor elbette ki, ikilinin hikayesi her yerde çıkıyor. Epeyce de bir etkileniyor insan…

Bugün tesadüfen bir tweette gördüm. Ulay, Marina’ya dava açmış! 1999 yılında imzaladıkları kontrata atıf yaparak beraberce kurguladıkları gösterilerden gerekli ödemeyi almadığını, daha sonrasında bu eserlerde Marina’nın sadece kendi ismini geçirdiği gibi durumlar var. Suçlamalar elbette ki kabul edilmemiş, dava başlamış.

Tweetteki yorum da yüz yılın aşkı diye yutturdular adam alacağını istemeye gitmiş meğerdi…

Bu arada Marina son gösterisi olarak kendi cenaze töreni olacakmış. Arkadaşı Susan Sontag’ın ölümünden sonra kendi ölümüne hazırlanan sanatçı cenazesi için kara mizahın ön plana çıktığı bir kurgu yapmış. Dresscode: rengarenk giysiler. Sahnede Antony & The Johnsons’tan Antony Hegarty ve toplamda üç Marina! Neden mi? En uzun yaşadığı üç şehirde de gömülmesi için (ikisi sahte olacak tabii) Belgrad, Amsterdam ve New York…

 

Written by EGe

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir