Bu akşam İstiklal Caddesi’ne gitmek üzere yola çıkacakken fark ettim ki deli gibi yağmur yağıyor. Kaptım şemsiyemi metroya doğru yürüyorum. Bir sürü şemsiyeler geçti, şemsiyeler birbirine takıldı. İşportacılar: ŞemŞiye ŞemŞiye diye bağırdılar. Düşündüm, neden sudan korunmak için üretilen bu icada ayrı bir isim verilmemiş diye. Direkt Arapçasını, yani güneşlik diye çevirebileceğim bir kelimeyi tercih etmişiz? Ayrica Klasik Arapça’da da şemsiye kelimesi yerine “mizala” (مِظَلَّة) kelimesini kullanıyorlarmış.İspanyolca sudan korunmak için: paraguas, güneşten korunmak için parasol diye iki ayrı kelime var. Zamanında üreteymişiz bir Türkçe kelime :)
yagmurlu bir günün ardından…
- December 2, 2012
- |
- Genel
- |
- 0 Comments
Written by EGe
- Read other posts by EGe
-
Related Articles
-
Ötekinin Rüyası
Julio Cortazar'a üçlü hikayeler serisinin ilk kitabıyla başlangıç yapmış oldum. İlk önce "Sek Sek" romanını…
-
Bru[X]ells
Esra'nın düğünü şerefiyle ilk kez gittiğim Belçika'da düğün yeri olan Louvain-la-Neuve'de kaldım. Resmi nikah ve düğünün…
-
Kunsthistorisches Museum Wien, Augu...
Museum mania in Vienna! :) This trip was during our birthdays in 2019. So I…
-
Karanlıkla Yüzlesme
Dünyada 7 milyon insan deneyimlemiş... Türkiye'de ise hala sadece 25 bin... Uzun süredir gitmek istediğim…
-
Basel & Stuttgart Xmas Markets
Well, you might have realized that I have been travelling to Swabia quite frequently. As…
-
Gülün Adı
Bünyelerde "sarışının adı, esmerin tadı" klişesini uyandırsa da ya da bu benim çarpık çağrışımlarım da…




