Birkaç gün evvel, tam apartmanımıza girecekken , uzakdoğulu olduğunu sandığım bir çocuk bana seslendi; durdum… Merhaba, burda mı okuyorsun dedi, evet dedim… Aaa nerelisin dedi, Türküm dedim. Bu sefer Türkçe nasılsın dedi, ve biraz Türkçe konuştu şaşırdım. İngilizcesi de Almancası da fena aksanlıydı. Biz toplaşıyoruz işte bak burda, seni de aramızda görmekten mutluluk duyarız dedi, ben de parti var filan sanıyorum. He iyi dedim aldım kağıdı, görüşürüz dedi Türkçe, sonra ‘ Jesus çok seviyorum’ dedi, ben bir kaldım!? İsa? dedim evet İsa çok seviyorum dedi ve gitti…Kağıda bir baktım ‘Bir fincan çay eşliğinde İncil okuyalım’, dini toplantılar… Burda misyonerlere de mi denk gelecektim :D Sonra daire arkadaşlarımdan Derya’nın da başına gelmiş, Derya’ya nereli olduğunu sorduğunda, Derya peki sen nerelisin demiş; çocuk ‘ ben Gökten geliyorum ‘ demiş ‘ Ich komme aus dem Himmel’, Derya ben orda muhabbeti kestim dedi zaten! Komedi yahu..
Written by EGe
- Read other posts by EGe
-
1 Comment
Leave a Reply cancel reply
Related Articles
-
Bir düğün gecesi
"Yirmi yılda New York'tan iki kat daha New York olmuş bir Amasya çizmek istesem Müjgan'ı…
-
Huzursuzluğun Kitabı
2007 yılında Portekizli Xaile grubunun bir şarkısının başında geçiyordu Pessoa'nın mısraları: Far away, far away,…
-
Kyiv, yani Kiev = ufak çaplı Eras...
snowy snowy Kyiv In 8 days from last Saturday to this Sunday, I had lived…
-
Cinque Terre & Portofino
Rüyalardaki deniz kasabaları, İtalyan Rivierası'nda yer alan Cinque Terre... İsmindeki gibi tam beş köyden oluşuyor…
-
Meeting with Mona
For English click here Müzik dünyamla ilgili kurduğum hayallerden biri daha gerçekleşti. Souad Massi ile…
-
Art as Therapy
It was my first time reading Alain de Botton although I had been very tempted…





devamı da gelir.. bahar aylarında daha da çoğalıyolar:P