Doppler

Doppler

Bir iki sayfa okudum ve tamam, epey güzel bulacağım bir kitap başlıyor. İlk başta saçma bir konu gibi gelse de içindeki mizahı, entelektüelitesi ve alaycı duruşuyla kitabın kahramanı Doppler’e epey sempati besliyorsunuz.

An elk is for life… not just for Christmas.

Hayatı boyunca başarı peşinde koşmuş (okulda, işte, evlilikte) birinin babasının ölümü ardından bir bisiklet kazası geçirmesiyle hayata bakış açısının değişmesi. Başarı da neymiş? Norveçli ve başarılı olmayı yerden yere vuran bir anlatım var tüm kitap boyunca. Bu biraz da bana her şeyden tat aldıktan sonra yaşamla ilgili sorgulama yapan insan modelini hatırlatıyor. “Ekmek peşinde olanın böyle kaygıları olmaz” denir ya, insan Norveçli olunca böyle boşluklara düşüyor herhalde diye bir düşünüyorsunuz :P

Erlend Loe

Yazar: Erlend Loe

Yine de alaycı dilini çok güzel bir şekilde yedirmiş, olayın akışından ziyade (ki konu olarak çok sürükleyici diyemeyeceğim yani bir yere bağlanmıyor) olayları yorumlayış tarzı, yavru geyik ile arasında geçen diyalog ( pardon! monologlar). Doppler’in genel kültürü etkileyici, günümüze yakın bir zamanda kaleme alındığından bahsettiği birçok olayı siz de biliyor oluyorsunuz, dönemdaş hissediyorsunuz.

İlgimi Çekenler

…insanlarla pek yaşamadığım türden bir samimiyet ve yakınlıkla birbirimizin gözlerinin içine baktık. Böyle bir şeyi karımla bile yaşadığımı pek sanmıyorum. İlişkimizin başında bile. Muhteşemdi diyebilirim s:12

Geyik bir şey diyemedi tabii. Kocaman, güvenen gözlerle bana baktı. Konuşamayan biriyle olmak harika. s:13

Daha hayatının ilk gününde minnacık oğlanı bu derece Norveçlilikle donatmak iğrenç ama zaten her yaptığımız iğrenç, o yüzden şimdi buna kafayı takmacayacağım. s:114

Tweet about this on TwitterShare on Facebook8Share on Google+1Email this to someone
Written by EGe

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir