Yitik Adanın Öyküsü

Yitik Adanın Öyküsü

Saramago’yu çok severek okurum. Külliyatını yavaÅŸtan tamamlayayım diye ve kapağında İber Yarımadası’nı da görünce “Yitik Adanın Öyküsü”nü direkt aldım. İçine girmekte biraz zorlandım ama yine de Saramago, Saramago’dur; kendini allem edip kallem edip okutturuyor. Kafamda baÄŸlanmayan bir sürü nokta bırakmış olsa da…

İber Yarımadası, Pireneler civarından Fransa’dan koparak yarımadalığa veda ediyor ve bir ada olarak ilerlemeye baÅŸlıyor. Günümüzde hep geyiÄŸi yapılıyor ya; ülke haritalarını alıp dünyanın baÅŸka yerine koymaca, o tip bir ÅŸey oluyor. Ama o da ne, yoksa sürüklenen bu yeni ada Azor Adaları’na mı çarpacak? Bu kaotik ortamda halkın ve yönetimlerin nasıl hareket ettiÄŸini, nasıl bir canhıraÅŸ moda girildiÄŸini yazar çok güzel anlatmış. Bir de bu mucizeyi kendine baÄŸlayan beÅŸ ayrı kiÅŸi, bir de köpek var. Bunlar bir ÅŸekilde birbirini buluyor; bir çığ yığını gibi sonunda beÅŸ kiÅŸi ve bir köpek bir araya gelip takılmaya baÅŸlıyorlar. Ne hikmetse bunlar çift oluveriyor ama en yaÅŸlıları olan adam açıkta kalıyor ve köpekle takılmaya baÅŸlıyor.

Sonra hiç anlamadığım bir ÅŸekilde, gruptaki iki kadın bu adamla da yatmaya karar veriyor. Yani kitapta “acıdıkları için” vs. demiÅŸ de biraz da insanların etik ve ahlaki duygularını kaybetmesine baÄŸlanmış gibi bu durum. BaÅŸkasının evine girmeyi “onların izni olmadığı için” reddeden bir kadından; at çalmaya giden, hatta yaÅŸlı adamla yatan bir kadına evrilme süreci…

Velhasılkelam, Saramago seven okusun; fantastik bir kitap ama ilk Saramago’nuz olmamalı :)

Altını Çizdiklerim

peki ya Venedik, orada ne olacak, İnan bana, bu dünyadaki zor işlerin en kolayı Venedik’i kurtarmak olurdu, tek yapmaları gereken gölü kapatıp adaları birleştirmek, böylece deniz içerilere öyle kolayca giremez, İtalyanlar bu işi kendi başlarına halledemeyeceklerse Hollandalıları çağırsınlar, onlar Venedik’i göz açığ kapayıncaya dek kurtarabilirler. S.73

Lizbon’a gece çökerken, yumuÅŸak ışığın ruhları tatlı bir piÅŸmanlıkla doldurduÄŸu o saatte vardılar.. Pedro Orce artık ÅŸehrin görünürdeki melankolisinde kendi mahrem kaderinin sadık imgesini ayırt edebiliyordu s:105

Ne yazgısı, diye soruyor ironik bir ses ve araya giren bu beklenmedik ses sayesinde bize öğretilenin aksine birden fazla yazgı olduÄŸunu öğreniyoruz, fado’da ve folk müziÄŸinde, Kimse yazgısından kurtulamaz, bir baÅŸka insanın yazgısını yaÅŸamamız her zaman mümkündür, s:112

Yerel sorunlarla Portekiz ve İspanya ilgilenmek durumunda olacak, İspanyollardan çok biz Portekizliler, çünkü tarih ve talih hep açıkça İspanyolların yanında olmuştur. s:206

Written by EGe

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *