Fakat Müzeyyen?
Daha ilk sayfalarında ambale ediyor beyninizi yazarın üslubu. O kadar yoğun bir tasvir ve anlatım var ki, akıp gidemiyor tam olarak. Anlatıcı sürekli olarak 3. bir kişiyle diyalog halindeymiş gibi kafasından geçen düşünceleri ve tasarladıklarını anlatıyor. Bazen dediğini o sırada yapıyor mu yoksa sadece kafasından mı geçti kestiremiyorsunuz. Kullandığı dil bakımından argo yoğunluğu ile sokak edebiyatı olarak nitelendirebiliriz. Farklı bir…













