Com um beijo!

For English click here

Lizbonlu bir kadın Teresa… Istanbul gibi hüzünlü bir ÅŸehir Lizbon. Biz nasıl iki kıtayı birleÅŸtiren bir ÅŸehirde yaşıyorsak, onlar da Avrupa’nın okyanusla buluÅŸtuÄŸu bir ÅŸehirdeler. İki haliç, iki eski imparatorluk. Dile kolay…

Ve geldi! Madredeus’un vokali kristal sesli ya da bizim deyiÅŸimizle krizantem sesli  Teresa Salgueiro, solo albümü O Mistério ile 2 senedir turnesine devam ediyor bugün de Istanbul’daydı. Kısacık saçları, siyah kruvaze elbisesiyle göz dolduruyordu. 5 kiÅŸilik bir ekip vardı sahnede… Akordeon çalan Carisa Marcelino ise bana epey Souad Massi’yi andırdı.

Çok yumuÅŸak tizleri var Teresa’nın, sesi bana bebeksi geliyor. Bazen de sanki bir arya söylüyormuÅŸ gibi…20 yıl kadar Madredeus’da vokallik yapmış. Hayatımın yarısı yani diyerek Madredeus’dan da bir parça söylemeden geçmedi tabii. İlk önce Guittarra ‘yı, biste ise Madredeus’un en ünlü ÅŸarkısı “O Pastor”u tercih etti.

Bir ÅŸarkısının ülkesinden gitmek zorunda olanlarla ilgili olduÄŸunu söyledi; biliyorsunuz Portekiz okyanus ülkesi olmasından dolayı denizciliÄŸi ile uzaklara yelken açan  ve birçok sömürge edinmiÅŸ bir ülke. Bu yüzyıllar içerisinde birçok erkek gemilerle farklı diyarlar uÄŸruna memleketini terk etti. Ardında kalan kadınlara ise onları özlemle anmak, arkalarından yas tutmak kaldı. Portekiz’in folk müziÄŸinin temelini oluÅŸturan Fado yani kader  ve ana duygusu “saudade” yani hasret…

Albümünün felsefesinden bahsetti uzunca Teresa, hayata bakış açısını müziÄŸe albümleriyle yansıtmaya çalıştığını anlattı. Anladığım kadarıyla epey dindar biri. İnsanların her söylediÄŸi kelimeden hatta yaptıkları her mimikten sorumlu olduklarını ve bu ufak ÅŸeylerle bile insanlığın deÄŸiÅŸebileceÄŸini vurguladı. İnsanlar nasıl olsa “yaratılmış”lardı. Enstürmantel olan “Nuvens / Bulutlar” parçasını anlatırken ise, cennette açılan kapılar diye bahsetti. Oldukça baÅŸarılı bir parçaydı.

Teresa, Lizbon ÅŸehrinden; o da dem vurdu Lizbon – Istanbul benzerliÄŸinden. Haliçli, köprülü, içinde bir sürü kültüre ev sahipliÄŸi yapmış iki ÅŸehir. Yalnız biri okyanusa açılıyor, diÄŸeri ise Avrupa-Asya kesiÅŸimine. En büyük farkları da bu sanırım.

Albümlerinin yanısıra efsanevi Portekiz müzisyenlerinden parçalara yer verdi. İlk önce Amalia Rodrigues ile baÅŸladı; Carlos Paredes ile devam etti ve Zeca Afonso ile ustaları anmayı sonlandırdı.  Amalia Rodrigues’ten Barco Negro / Siyah Gemi yorumunu aÅŸağıda izleyebilirsiniz.

A Mascara/ Maske  isimli ÅŸarkısını epey düşündürücü buldum. Bu ÅŸarkı  insanların söyledikleri ve aslında söylemek istedikleriyle ilgiliymiÅŸ. Ara koydukları maskelerle…

Son olarak da benim albümden en çok etkilendiÄŸim “A Estrada”…

1 2
Written by EGe

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *