Vadedilmis bir Sergi

Vadedilmis bir Sergi

Günlerdir metroda posterlerini görüp merak ettiğim bir sergiydi. Son günü  5 Ocak olunca tutuştum tabii ve bugün gitmeye karar verdim. Sergi, sanatçı Gülsün Karamustafa’nın hayatıyla paralellik göstererek toplumsal olaylara vurgu yapıyor. En çok etkilendiğim kısımlarından biri de Septembriana oldu elbette ki.

Sanatçının ailesiyle ’92 yılında taşındığı Cihangir’deki apartman aslında Rum bir aileye aitmiş.  Vaslamatzis ailesi ( Bazlamacı) aynı zamanda Uludağ gazozun ( aslen Olimpos gazozun) sahipleriymiş fakat 6-7 Eylül Olayları nam-o diğer Septembriana ile fabrikayı satıp Atina yollarına düşmüşler. Bir değer daha kaybetmişiz yani.  Gülsün Hanım da bu aileye apartmanı sanat eseri olarak iade ediyor. Sergide hem apartmanın bir maketini görebiliyoruz hem de 50-60 sene aralıklarla apartmandan çekilmiş fotoğrafları…

Sanatçı yer yer militaristik tavrı eleştirmiş. Hem serginin ilk katında sergilediği ’50lerden ’60lardan kalma ilkokul çocuklarının defterlerinde yazan şiirlerle, hem de ikinci katta şehrin bilimum pazarlarında satılan kamuflaj desenli kıyafetleri sergileyerek. Hatta onlarla poz vermiş çocukların fotoğraflarını da koyarak. Şiirler epey ilgi çekici. Çoğu Türklük ve askerlerimizin başarısı üzerine yani ufak yaştan çocuklara empoze edilen Her Türk Asker Doğar konsepti diyebiliriz.

’68 kuşağına ait olan Gülsün Hanım hapse de girmiş ve hapiste gözlemlediği kadın manzaralarına da yer vermiş sergisinde. Özellikle de bu kadınların suçsuz günahsız çocuklarına…

Benim en merak ettiim adab-ı muaşeret kurallarını içeren kısım düşlediğimden epey farklıydı. Fransızca’dan Osmanlıca’ya çevrilen fakat sonra Latin alfabesinin kabulüyle çöpe giden bir kitap bu. Kimlerin nerede nasıl davranması gerektiğini anlatıyor. Fakat çevrilirken yerelleştirilmediğinden epey başarısız bulunmuş.

 

Tweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0Email this to someone
Written by EGe

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir