Mercan Dede Ensemble

Mercan Dede’nin 31 Temmuz’da Zorlu PSM‘de yapılması planlanan konseri, ülkemiz yasta olduğundan iptal edilmişti. 1 Kasım’a ertelenen konser, 3 gün öncesinde bir başka maden faciası daha yaşandığından iptalin eşiğinden dönmüş yine… Bununla ilgili bir mesajı vardı Mercan Dede’nin devlet büyüklerine: “İptal edilen konserler değil, maden kazasına sebep olan şirketlerin lisansları olmalı”…

ışıklar

Gerçekten çok etkileyici bir sahnesi var Mercan Dede’nin. Nefes kesen sahne gösterileri, ışık ve dijital şovlar, verilmek istenen mesajlar, konuk sanatçılar… Hem görsel hem de duysal bir şölen yaşadık. Bir parçada biri kadın biri erkek olmak üzere iki semazen çıktı; kendimi de dönen bir dengede hissettim onlara bakarken. Hele ki kadın olan bir süre sonra baş örtüsünü de çıkardı ve uzun saçlarını da semasına ekledi. Bu trans hali beni gösterinin epey içine aldı.

semazenler

semazenler

Meran Dede Ensemble kimlerden mi oluşuyor?

En soldan sayarsak klarnette Ergün Şenlendirici, neyde Furkan Necipoğlu, ortada Mercan Dede :) , kabak kemanede Cafer Nazlıbaş, elektro bağlamada Tanju Yıldız ve darbukada Mert Elmas.

Konuk sanatçılardan ilk önce Zara çıktı bembeyaz elbisesi ve zarafetiyle. Yazın iptal edilen konsere geleceklerin Kasım ayında gelmesine “hayatta tesadüf yoktur” diyerek dini bir gönderme yaptı. Sezen Aksu’dan sonrasında Polat Bülbüloğlu‘ndan parçalar seslendirdi. Gel ey seher benim için çok özel bir şarkı; Zara Azerbaycan’a gidiyoruz şimdi deyince epey şaşırttı beni. Farklı bir yorum dinlemiş olduk.

Sonrasında ise Azam geldi. Yerlere kadar uzanan etnik elbisesi ve aksesuar olarak gördüğüm upuzun dalgalı saçlarıyla… Pozitif enerji saçıyordu yine. Bizlere üç tane Türkçe şarkı seslendireceğini söyledi. İlki daha önce grubu Niyaz ile yorumladıkları bir Alevi nefesi olan ” Beni Beni”ydi. Sonrasında ise dünya için bir hazine olarak nitelendirdiği Neşet Ertaş’tan “Hata benim” ‘i seslendirdi ve ekledi “Beni mazur görün, haddime değil onun eserini seslendirmek,utanarak yapıyorum”…  Ayrıca kendini en yakın Türkiye’de evde gibi hissettiğini tekrarladı, ben Türkiye’nin kızıyım diye ekledi. Son parçasının ise hikayesini anlattı. Kendi oğlunu girişi yasaklı olduğu memleketi İran’da dünyaya getiremeyen Azam, Ortadoğu’nun tüm diasporada doğan çocukları için yaptığı albümden Türkçe bir parça okudu. Ne mi? Ninni :) Dandini dandini dastana…

Konserin bitişine doğru bu sefer Azam ve Zara beraber sahne aldılar. Gazze’deki çocuklar için bir parça seslendirdiler. Bol sosyal mesajlı bir konser oldu; çok hoşuma gitti.

azam ve zara

Tweet about this on TwitterShare on Facebook12Share on Google+0Email this to someone
Written by EGe

1 Comment

  1. Pingback: Azam Ali & Niyaz | egecita

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir