Las Vegas

Las Vegas

Viva!

Onca doğa güzelliğinden sonra Las Vegas’a girmek öyle bir zıt duygu yaratıyor ki. Bir anda insan silsilesi, kocaman binalar, Avrupa taklidi oteller, gırla akan para! Viva Las Vegasss! Elvis tonlamasıyla… Hava da sıcacık…
Buraya gelince “Strip” bölgesi olarak geçen yerdeki lüks otellerde kalmak deneyimin tam yaşanmasını sağlıyor diyebilirim. Bu otelleri erkenden ayarlarsanız çok daha ucuza bulabiliyorsunuz. Burada kaldığımız 5 yıldızlı otel, Yosemite – Miners Inn Moteli‘nden daha ucuza geldi mesela!

Neden otel otel gezmemiz gerektiğini anlatamadığım erkek arkadşım, Caesars Palace Oteli’ne girince sebebi kendi gözleriyle görüyor. Üçüncü fotoda dönen bir yürüyen merdiven var, daha önce hiç görmemiştim sanırım.

İtalyan, Fransız, Amerikan, Mısır! Nereden bir şeyler görmek canınız çekerse! Ne kadar yapma, çakma vs de olsa hoşuna gidiyor Las Vegas insanın! Otellerin bazıları birbirlerine bağlı birinden diğerine geçebiliyorsunuz. Birçok büyük otelin içinde “foodcourt”lar var orada her türlü yemek bulabiliyorsunuz. İster fast food isterseniz restoran her türlü opsiyon var. Burada hep adını duyduğum “Cheesecake Factory“iyi deniyoruz. Bir dilimi 1000-1500 kalori arasında değişen pastalar bunlar! Bir daha mi geleceğiz dünyaya felsefesi Las Vegas’da çok işe yarıyor :D

Buranın olayı, sabahları otelinizin havuzunda yüzüp güneşlendikten sonra bir yerlerde yemek yemek. Oteliniz çılgın havuz partileri de veriyor olabilir bizimki sakindi.

Sonrasında Casinolara uğrayıp bir şeyler oynamak,

ünlü Las Vegas şovlarından birini izlemek,

saatte bir tekrarlanan Bellagio önündeki “fışkiye” şovunu izlemek…

Bellagio “Fışkiyeleri”

Böyle anlatınca tüm bunlar kısa sürermiş gibi geliyor ama mesafeler kocaman!

Başka bir gösteri de Caesers Palace içinde Atlantis’de yer alıyor. Yanar dönerli güzel bir gösteri bu, “Atlantis’in Düşüşü / Fall of Atlantis” olarak geçiyor. Kardeşler arası taht kavgasını konu alıyor. Birisi detaylı bir inceleme yapıp Almanya’nın 1. ve 2. Dünya Savaşları haliyle bağlantı kurmuş buradan okuyabilirsiniz. Saat başı tekrar ediyor.

Bu arada söylemeden geçemeyeceğim David Copperfield‘ın şovunda seçtiği izleyicilerden biri oldum ve sahnede bir şovunda ona eşlik ettim. Seyircilerin çoğu Amerikalıydı, bana nerden geldiğimi sorunca “Turkey” deyince epey bir gülüşme oldu. Bundan sonra Istanbul demeliyim sanırım. Kendisi uzun süre Claudia Schiffer ile berabermiş bu detayı da bilmiyordum. Gösteriyi oldukça beğendim, hala aktif olarak günde üç şov yapıyor olması da inanılmaz!

Bazı otellerin ekstra eğlenceleri oluyor. Mesela New York otelinin Rollercoaster’ı, Linq Otel’in dönmedolabı olan High Roller’ı gibi. Eğlence sokağı olan Fremont sokağında ise insan fırlatan zip line var. $25 oturarak $45’a süpermen gibi fırlatılabiliyorsunuz.

Bu da Las Vegas’ı dinliyorum gözlerim kapalı olmuş

Las Vegas’ın insan yapımı büyülü ortamından sonra tabiatın gerçeküstü güzelliklerine devam ediyoruz. Ver elini Antope Kayonu, Page!

San Francisco, Yosemite National Park, Death Valley, Grand Canyon, Antelope Canyon, Joshua Tree & Route 66, San Diego, Los Angeles, San Luis Obispo

Written by EGe

4 Comments

  1. Pingback: Yosemite | egecita

  2. Pingback: Death Valley | egecita

  3. Pingback: Grand Canyon | egecita

  4. Pingback: Route 66 & Joshua Tree Park | egecita

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir