Grand Canyon

Grand Canyon

Arizona kendisini “Grand Canyon”un eyaleti olarak tanımlıyor plakalarında, öyle devasa bir yapı bu. Kuzey, Güney, Doğu, Batı her girişi ayrı ve girişlerinin arası 2-3 saat araba mesafesi. America the Beautiful kartı burada da geçerli!

Yine de söylemeden geçemeyeceğim. Death Valley ve Yosemite’yi gördükten sonra Grand Canyon’un ihtişamından aşırı sarsılmıyorsunuz. Zaten manzaraya bakarken büyüklüğünü tam da algılayamıyorsunuz sanki bir ekrana bakar gibi geliyor arada.

Güney girişine arabayla yarım saat süren açık bir alana yerleştirilmiş mobil evlerde kaldık. Şehirler için bir yarım saat daha gitmek gerekiyordu.

Burada da neler yapmak istediğiniz önemli, bu sefer abartmadan 3-4 saatlik bir hiking ile yetindi(k). Biraz inceleme sonucu South Kaibab Trail’de karar kıldık. Burada farklı noktalar var, zorlukları değişiyor. Biz en sonuna gitmeden Cedar Ridge‘den geri döndük. Git-gel 5,7 kmlik bir yol ama Yosemite kadar zorlu kesinlikle değildi. Buraya gitmeden de en yakın izleme noktası “Mather Point“e bir baktık.

Daha önce bahsettim, bir Alman ile beraber olunca her yerde hiking yapma zorunluluğu var ama ben ekipmansız gittiğimden epey zorlandım. Ekipman deyip geçmemek lazım inanılmaz profesyönel spor alet edevatı var. Beni en çok etkileyen ise çantaya entegre edilmiş su içme sistemi. Çanta içinden çıkan bir boruyla çanta içindeki mataranızdan direkt su içebiliyorsunuz. Herkeste de “Camelbak” diye bir markanınki vardı, Kaliforniya markasıymış. Görünüm şöyle:

South Kaibab Trail Hiking

South Kaibab Trail Başlangıç

Burada doğa yürüyüşüne başlamak için ücretsiz shuttleları kullanarak Yaki Point‘e geliyoruz.

İlk durak Ooh Aah Point yanınızdan katır sürüleri geçebilir :)

Ooh Aah’dan yarım saat sonra da Cedar Ridge karşınıza çıkıyor. Buradan manzara epey güzel. Tuvalet mevcut ama içecek su yok.

Buraya gelince ufak tepesi olan kısma doğru ilerliyoruz. Burada spiritüel amaçlı toplanmış gruplar da görüyoruz. Doğayla kucaklaşma ayini gibi bir şey herhalde?

Mather Point

Ziyaretçi merkezine en yakın izleme noktası burası. Her yerde olduğu gibi burada da sincaplar cirit atıyor.

Mather Point

Powell Point

Bu nokta epey güzeldi ve internet çeken tek yerdi diyebilirim :) Herkes ortadan ayrılmış bu yarıkla poz veriyordu. Biz de es geçmedik. Buradan bir sonraki izleme noktası Hopi’ye yürüyerek 10 dakikada ulaşabiliyorsunuz, isterseniz shuttle da mevcut.

Hopi Point

Bu nokta gün batımı için en çok tavsiye edilen nokta lakin şunu unutmamak lazım AŞIRI kalabalık oluyor ve ilk öndeki sıra dolunca arkadan bakmanın çok anlamı olmuyor. Öyle ki gün batımı sırasında orda olmamıza karşın Flo’ya aşırı kalabalık geldi Powell noktasına geri döndük! Burası 180 derece manzaralı bir yer ve en güzeli ise tepenizde sürekli dönen şahinleri doğal yerlerinde görebilmek. Bu noktadan şahin yuvalarını da görebiliyorsunuz.

Batı Amerika turunun diğer yazıları için:

San Francisco, Yosemite National Park, Death Valley, Las Vegas, Antelope Canyon, Joshua Tree & Route 66, San Diego, Los Angeles, San Luis Obispo

Written by EGe

4 Comments

  1. Pingback: Death Valley | egecita

  2. Pingback: Yosemite | egecita

  3. Pingback: Route 66 & Joshua Tree Park | egecita

  4. Pingback: Antelope Kanyonu & Page | egecita

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir